Değerli Veliler öncelikle hepiniz okulumuza hoş geldiniz.

İçinizden bazıları aynı benim gibi ilk defa veli olmanın tadını alıp, bu kaygılı ve kıymetli süreçle karşı karşıya iken birçoğunuzla da geçen yıldan kesişen yollarımızla hep birlikte koca bir aile olarak yeni dönemde yol alacağız. Okulumuz kurumsal, profesyonel bir çatı altında aile sevgisi, merhameti ve sıcaklığıyla hareketle tüm dönem sizinle birlikte gelişecek ve değer kazanacak..

Yeni dönem başlıyor. Kimi çocuklarımız bu süreçte deneyimli olsa da uzun bir tatilin ardından, bazı çocuklarımız da ilk defa okul kavramıyla karşı karşıya kalacak. İşte bu süreçte tüm annelere/ hepimize iyi geleceğine inandığım birkaç aktarımda bulunmak istiyorum.

Yeni dönemimizin hepimizi mutlu edecek, fayda yaratacak, keyifli iletişimler kurmamızı sağlayacak ve paylaşabileceğimiz günler getirmesini diliyor ve istiyorum.

 

Çocukların Okula Alışması Nasıl Sağlanır?

 

Çocukların, okul başlamadan önce, farklı zamanlarda gideceği okulu ziyaret edip okulu tanıması okul reddini aşmak için önemlidir. Okul, bahçesi çocuğa gösterilerek çocukların ortama alışması sağlanabilir. Ders, kurallar, öğretmen gibi kavramlar çocukların anlayacağı dilde onlara anlatılabilir.  Okul başladığında ise onları okula kimin götüreceği, kimin alacağı, servisle mi geleceği mutlaka çocuklara oyuncaklar yoluyla anlatılmalıdır. Bu noktada sevdiği oyuncakların konuşturulması, parmak kuklalar ideal aracı oyuncaklardır.

Anne ve babanın çocuğun okula gitmesi ve alışması konusunda fikir birliği içinde olması, aynı tutumu benimsemesi çok önemlidir. Ebeveynden birinin farklı tutumu, “Çok ağlıyor, bırakın gitmesin” diye yaklaşması çocuğun direncini daha da artırır.

İlk haftalarda annenin çocuğun yanında bulunması (oryantasyon süreci) çocuğun okula uyumuna destek verir. Ancak anne zamanla okulda kaldığı süreyi ve azaltmalı ve mekânsal olarak daha da uzaklaşmalıdır. İlk 2 haftadan sonra annenin artık okuldan ayrılmış olması beklenir. Bundan sonraki süreçte çocuk dirense de, ağlasa da, inatçı davransa da okula gönderilmelidir. Burada aile kararlı ve sabırlı bir tutum sergilemelidir. Çocuğun ağlamasına merhamet göstererek onu okula göndermemek ona verilen bir ödül olur. Bu durum okula uyumunu zorlaştırır. Çünkü çocukları kısa bir ağlamanın ardından genelde okula adapte olmaktadırlar. Unutulmamalıdır ki,  İlk günlerde ve haftalarda “çocuk alışmadı” diyerek çocuğu okul göndermekten vazgeçmek, aynı sorunun ilerleyen vakitlerde yeniden tekrarlamasına neden olabilir.Lakin İlk 1 ay sonrasında çocuk da ağlama, trawmatik yaklaşım gözleniyorsa bir uzmana danışılmalıdır.

Özetle, okula başlama çocuk ve aile için önemli bir deneyimdir. Anne/ Baba’dan ayrılmanın, ev dışında uzun vakit geçirmenin, kuralların olduğu bir ortamda yaşamanın ilk adımıdır. Çocuğun ilk yaşadığı okul deneyimi sonraki tüm okul hayatını etkileyecektir. Bu nedenle aileler çocuklarının okulla ilgili süreçlerini özenle yürütmeli, çocuktaki istikrar algısını destekleyerek, eğitim hayatlarında sık okul değişikliğinden kaçınmalıdır.

 

Çocuklar Okulun İlk Günlerinde Neler Yaşar?

 

Çocuklar okulun ilk günlerinde belirsizlik, güvensizlik, tedirginlik, terk edilme ve kaygı duygularını yoğun olarak yaşarlar. Anneden ayrılmak, yeni bir ortama girmek, kalabalık sınıflar, arkadaşsızlık gibi sebepler bu duygulara neden olabilmektedir. Bu duygusal belirtilere karın ağrısı, iştahsızlık, ateş, kusma gibi fiziksel belirtiler de eklenebilir.

Çocukların okulun ilk günlerinde yaşadıkları endişeler ve korku gibi duyguların sevgi ve merhametle çözülebilir. Bu kaygı ve korkular doğru yaklaşım sergilenmediğinde derinleşebilecektir. Başlangıçta uyum sorunları olarak nitelendireceğimiz alışma süreci, sonrasında bir psikolojik rahatsızlığa yol açabilir. Bu durum akademik başarısızlığı, öğretmen ve aileye karşı güven kaybını beraberinde getirebilir.

Share: